Hukukun Temel Alanları

Hukukun ceza hukuku, Boşanma,Ticaret,İş,Aile,İcra alanları gibi pek çok alanı bulkunmaktadır.

0 555 565 8173 Nolu telefon numarasından hukukla ilgili konularda soru soru sorabilrsiniz Whatsapptan yazabilirsiniz

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

MAKALELERİMİZ

Sizin için en iyisini düşünüyoruz. Hukuk alanındaki makalelerimize göz atmanızı tavsiye ederiz.

  • bosanmalarda sosyal medya delil olur mu

    Sosyal medya içeriklerinin delil niteliği 


    Günümüzde herkes tarafından instagram twitter facebook whatsapp gibi 3. parti  sosyal medya uygulamaları kullanılmaktadır. 

    Boşanma davalarında davacıların davalarını ispat etme külfeti bulunmaktadır. Burada devre deliller girmektedir. Boşanma davalarında kullanılan deliller genellikle tanık iletişim platformlarındaki içerikler, resim medya görsel içerikleridir. Bunlardan  görsel içerikler ve tanıklar zaten tarafların şahit olabileceği kişinin özel hayatıyla ilgili olmayan delil niteliğine girmektedir.



    Ceza hukukunda Hukuka aykırı deliller 

    Öncelikle ceza hukukunda hukuka aykırı delil  CMK gereği kullanılması mümkün değildir. bu kapsamda 5271 Sayılı CMK’nın 217/2.maddesinde ‘‘Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.’’ hükmü ceza mahkemelerinde hukuka aykırı delillere dayanarak karar verilmesini engellemektedir.

    Bununla birlikte ceza gizlice yapılan  kayıtların delil olarak değerlendirmesinde özel hayatın gizliği ihlali  suçu  oluşup oluşmaması bakımından farklı bir görüş bulunmaktadır. Burada aşağıdaki koşulların varlığı halince elde edilen delilin  hukuka aykırı olmasına rağmen hükme esas alınabileceğine hükmetmiştir. 
    Delillin işlenme olan bir suçu ispat etmek amacıyla o an yapılmalıdır. Suç  eyleminden sonra delil elde amacıyla yapılan ses kayıtları bu bağlamda   delil  olmayacak ve gizlice yapılan delil elde etme eylemi özel hayatın gizliliği suçunu oluşturacaktır.
    Ayrıca delil yaratmak değil delil elde etme amacıyla yapılmalıdır..
    Şahsın başka suretle delil elde imkanı olmamalıdır

    Bu deliller sadece mahkemede ispat amacıyla kullanılmalıdır.
    Bu hususlar varsa sadece ses kaydı bakımından hukuka aykırı deliller mahkemeler tarafından delil olarak kullanılabilir. Ve Bu gizlice yapılan ses kaydı özel hayatın gizliliğin ihlali suçunu oluşturmaz.
    Örnek yargıtay kararı incelendiğinde 
     Sanığın, eşiyle arasındaki boşanma davasında tanıklık yapan ve aynı zamanda bacanağı olan katılanın, duruşmada, eşinin başka bir kişiyle ilişkisi olduğunu bildiği halde ilişkiyi bilmediğine dair yalan beyanda bulunarak suç işlediğini ispat etmek amacıyla, katılanla yaptığı telefon görüşmesinde, “katılana özel olarak sorular sorarak”, katılanın cevaplarını ve aralarındaki tüm konuşmaları cep telefonuyla gizlice kayda aldığı, bilahare ses kayıtlarını CD’ye aktarıp C.Başsavcılığına ibraz ederek katılan hakkında yalan tanıklık suçundan şikayetçi olduğu ve kayıtları boşanma davasına da delil olarak sunduğu olayda; sanığın, bir daha delil elde etme olanağının bulunmadığı bir durumda iken, kaybolma olasılığı bulunan mevcut delilin muhafazasını sağlamak için değil, önceden hazırlıklı ve planlı şekilde, katılan hakkında C.Başsavcılığına yapacağı şikayete ve boşanma davasına delil oluşturmak amacıyla hareket ederek gizlice kayıt yapıp, bu ses kayıtlarını içerir CD’yi, adli makamlara delil olarak sunduğu; Somut olayda, sanığın, hukuka uygun davrandığının kabul edilemeyeceği cihetle, atılı (özel hayatın gizliliğini ihlal) suçun yasal unsurları oluşmuştur (Y12.CD-K:2015/20).

    Özel hukukta Hukuka aykırı deliller 

    Bununla birlikte hukuk mahkemelerinde ise hukuka aykırı delille ilgili HMK da bir hüküm yoktur. Sonuç olarak hukuka aykırı delillerin  ceza mahkemelerinde  delil olarak kullanılamayacağı noktasında bir şüphe yokken hukuk mahkemelerinde kullanılıp kullanılmayacağı noktasında hem doktrin hem de  içtihatlarda açıkçası bir görüş birliği bulunmamaktadır. 


    Yargıtay ise içtihatla bu düşünceyi yumuşatmış ceza mahkemelerinde eğer bir olayın başkaca bir suretle kanıtlanması ihtimali yoksa ve suç üstü bir durum söz konusu ise gizlice yapılan ses kaydını özel hayatın gizliliği kapsamında değerlendirmemiş suç olmaktan çıkarmıştır.

    Boşanma davasında Herkese Açık fotoğraf  video ve yazışmalar delil olabilir mi


    Bir delil herkes tarafından ulaşılabiliyorsa yani sosyal medya aracılığı ile kişiye özel değilse  ya da belli çevresi tarafından erişilme imkanı varsa burada bu alan özel alan olmadığından buradaki içerikleri eşler tarafından rahatlıkla boşanma davalarında delil olarak  kullanılabilir. Örneğin eşin  hesabından başka bir kadın ya da erkekle çekilmiş fotoğrafı paylaşıldığı gönderi boşanma davasında rahatlıkla delil olarak kullanılabilir. 

    Boşanma davalarında kişinin kendi telefonundaki fotoğraf resim mesaj içerikleri delil olur mu ?


    Lakin kişinin sadece kendisinin girebildiği hesaplardaki içeriklerin delil olup olmayacağı konusu ise burada hukuka uygun hukuka aykırı delil başlığı altında incelmek gerekecektir.

    Boşanma Davalarında gizlice ele geçirilmiş   sosyal medya instagram facebook whatsapp  mesaj ve içerikleri  delil olur mu ?

    Yargıtay'a göre facebook vs elektronik ortamlarda ekran görüntüleri ya da ses kayıtlarının hükme esas olarak alınabilmesi için başkaca delillerle de desteklenmesi gerekmektedir. 

    Yargıtayın delillerin değerlendirilmesinde iki temel yaklaşımı bulunmaktadır. İlki Hukuka aykırı elde edilmiş olan değil diğeri ise hukuka aykırı olarak yaratılmış olan delildir. Hukuka aykırı yaratılmış deliller komplo veya  tuzak  kurmak amacıyla taraflardan biri tarafından hazırlanmış olan delillerdir hiç bir  şekilde  delil olarak hükme esas alınmaz. Fakat hukuka aykırı ele geçirilmiş deliller ise istisnai olarak ceza davalarında başka suretle delil elde etme imkanı yoksa  delil olarak  kaydedilebilir. Boşanma davalarında ise ses kaydı mesaj  içerikleri gibi aslında özel hayatın ihlali sonucu doğurabilecek  deliller hükme esas alınabilir. ,

    Burada delilleri değerlendirilirken bazı ayrıma gitmek lazım.  Delillerin  özel bir çaba gerektirmeden  ele geçirilmiş olması durumunda bu delilin kullanılması mümkündür bu delil hukuka uygundur. Lakin hukuka aykırı delilin  hükme esas alınması mümkün değildir. Örneğin kişisel görüşmeler kişilerin kendi aralarındaki kişiler dışında delil olarak sunulamaz. Lakin hukuk davlarında iş davalarında alacak  ispatında veya boşanma davalarında yargıtay kararlarında  istisnaen bu kayıtların bu mahkemelerde delil olarak kullanılabileceğine hükmetmiştir. Burada önemli olan husus bu delillerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmemiş olmasıdır. Yani bu ses kayıtları taraflar arasındaki ses kayıtlarıdır.  Başka kişilerin ses kayıtlarının kaydedilmesinde ise kesinlikle hukuka aykırılık söz konusu olur hem suç olur hem de delil olarak kullanılamaz.Burada sadece tarafların kendi görüşmelerindeki ses kayıtları delil olarak kullanılmasından bahsedilmektedir. 

    Boşanma davalarında ise ayrıca bir durum daha bulunmaktadır ki o da eşlerin birbirlerine karşı  özel alanlarının olamasıdır. Yani eşler birbirine karşı hukuka aykırı  delil de elde edebilir. Örneğin odasından bulunan günlüğünü gizlice alıp mahkemede delil olarak kullanabilir. Bu bağlamda eşler boşanma davalarında 3. kişilerle olan kendilerinin taraf olmadığı mesaj kayıtlarını  gizlice ele geçirdikleri görüntü vs dokümanları delil olarak kullanmaları mümkündür. Bu sadece boşanma davaları için geçerli bir durumdur. Boşanma davalarındaki delillerde kritik husus bu delillerin hukuka aykırı şekilde ele geçirilmesi değil tamamen hukuka aykırı yaratılıp yaratılmamasıdır. Eğer tamamen hukuka aykırı olarak yaratılan bir delil varsa bu delil kesinlikle hükme esas alınamaz. Örneğin Eşin gizlice komplo kurarak eve ses kaydı yerleştirip yönlendirici sorular sorarak yapmış olduğu ses kaydı hukuka aykırı olarak yaratıldığı için delil olarak kullanılmaz ve hükme esas alınamaz 

    Boşanma davasında tarafların birbirleri delil  elde etme amaçlı  değil de delil oluşturma amaçlı olarak yönlendirerek  özel sorular sorarak  savcılığa suç duyurusunda bulunması olayında özel hayatın ihlali suçunu oluşturur.
    Yargıtayın  bu şekilde gizlice yapılan  kayıtların delil olarak değerlendirmesinde özel hayatın gizliği ihlali  suçu  oluşup oluşmaması bakımında 3 hususa dikkat etmektedir. .

    Delil yaratmak değil delil elde etme amacıyla yapılmalıdır..
    Şahsın başka suretle delil elde imkanı olmamalıdır
    Bu deliller sadece mahkemede ispat amacıyla kullanılmalıdır.
    Yukarıdaki şartlarda biri sağlanmadığı durumlarda elde edilen delil  özel hayatın gizliğini ihlal suçu oluşturacak ve kaydeden için delil edip avantaj sağlamaktan ziyade suçun oluşmasında ve ceza almasına neden olacaktır. Bu bakımdan gizlice elde edilen ses kayıtları yukarıdaki şartların hepsini sağladığı takdirde delil olarak kullanılabilecek ve suç olmayacaktır.

    Dikkat edilecek olursa Boşanma davalarında tarafların birbirleri hakkında delil elde amacıyla yapılan eylemleri özel hayatın ihlali suçunu oluşturmayacaktır.

    Sanık ile katılanın evli iken aralarında görülen boşanma davası bulunduğu, sanığın, katılanın kullandığı iki farklı mail adresini ele geçirdiği, bu mail adreslerinde kayıtlı bulunan katılanın üçüncü kişilerle yaptığı yazışmaların çıktılarını alarak, katılanla aralarında görülen boşanma davasına delil olarak sunduğu olayda; katılanın üçüncü kişilerle yaptığı yazışmaların, sanık tarafından katılanla aralarında görülen boşanma davasına delil olarak vermesi biçimindeki eylemi, TCK’nın 132/2. maddesindeki haberleşmenin gizliliğini ihlal suçları kapsamında değerlendirilebilir ise de, görüşme ayrıntıları dökümünü üçüncü kişi ya da kişilerle paylaştığı ve/veya çoğaltarak dağıttığına dair hakkında bir iddia ileri sürülmeyen sanığın, boşanma davasındaki iddiasını ispatlama amacını taşıyan eyleminde, hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle hareket etmediği anlaşılmakla, sanığın beraatine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir (Yargıtay 12.Ceza Dairesi - Karar: 2016/10731).

    Bu bakımdan facebook hesabına girilmesini suç olarak olarak tanımlanmamıştır.
    Boşanma davalarında tarafların gizlice ses vide kaydı yapmış olması duç oluşturmayacağı gibi boşanma davalarında mahkemeye delil olarak sunulmasında bir beis yoktur ve hükme esas olarak alınabilir. Fakat bu ses ve içerikler 3. kişilere yayılacak olursa o halde suç oluşacaktır. Sadece mahkemeye delil olarak verilmesi durumunda özel hayatın gizliliği ihlal suçu oluşmayacaktır


    Katılan sanık …’in aralarında anlaşmazlık bulunan eşi katılan sanık … hakkındaki iddialarını ispatlamak için Arzu’nun ses ve görüntüsünü kaydettiği olayda söz konusu içerikleri üçüncü kişi ya da kişilerle paylaştığı ve çoğaltarak dağıttığına ilişkin hakkında bir iddia ileri sürülmeyen sanığın, boşanma davasındaki diğer katılan sanık hakkındaki iddiasını ispatlama amacını taşıyan eyleminde, hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle davrandığı kabul edilemeyeceğinden, katılan sanık …’nun ise boşanmak istemediğini belirtmek için gelecekte gerçekleşme ihtimali bulunmayan sözleri söylemesi nedeniyle tehdit suçunun unsurlarının oluşmadığına ilişkin yerel mahkemenin değerlendirmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir (Yargıtay 12. Ceza Dairesi - Karar : 2017/2513).


    Üç kişi Arasında Yüzyüze Yapılan Konuşmaların İzinsiz Telefona Kaydedilmesi



    Şikayetçinin kendi evine geldiği esnada ve eşi ile birlikte şikayetçinin evine gittiklerinde, aralarında geçen konuşmaları, cep telefonunun ses kaydetme fonksiyonunu kullanarak gizlice kaydettiği iddiasına konu olayda; şikayetçi, sanık ve sanığın eşi arasında gerçekleşen iletişimin, başkaları tarafından ancak özel bir çaba gösterilerek duyulabilecek aleni olmayan “söyleşi” niteliğinde olması ve sanığın doğrudan Cumhuriyet Başsavcılığı ya da ilgili kolluk makamlarına müracaat etmek veya hukuk mahkemesinde dava açmak yerine, katılan tarafından kendisine karşı işlenmekte olan ve ani gelişen bir suç (örneğin; cinsel saldırı, hakaret, tehdit, iftira veya şantaj gibi) bulunmadığı halde, kaybolma olasılığı bulunan mevcut delilin muhafazasını sağlamak için değil, önceden hazırlıklı ve planlı şekilde, yeni bir delil elde etmek amacıyla hareket etmesi karşısında, sanık hakkında TCK’nun tanımlanan kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçu nedeniyle mahkumiyet kararı verilmelidir (Yargıtay 12. Ceza Dairesi – 2014/10220 karar).

    SMS Facebook  instagram whatsapp üzerindeki Kişiler arasında aleni olmayan konuşma  ve mesajlar  ses kayıtları  delil Olur mu?

    Hukuk davalarında taraflar arasındaki mesaj kayıtları delil olarak değerlendirilir. Tabiki başkaca delillerle de desteklenmesi gerekmektedir. 
    alacak davasına ilişkin bir Yargıtay kararında 
    Davalı tarafça gönderilen Facebook mesajlarında davalının “11.000,00 TL’lik borcuma ödeme planı çıkarsınlar ve ben de ödemeye başlayayım.” şeklindeki beyanları açıkça borcu kabul anlamında yorumlanmalıdır. Davalı anılan mesajların kendisi tarafından çekildiğini inkar etmediğine göre HMK’nın 199. maddesi anlamında belge niteliğinde kabulü gereken mesajlar doğrultusunda akdi ilişkiyi de inkar etmeyen davalının borcu açıkça kabul ettiği gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi - KARAR NO: 2016/2351).

    İş davasında ses kaydının delil olması ile ilgili olarak başka bir yargıtay kararı ise 

    İş Davası Yargıtay Kararı: 03.02.2011 günü bir kaç güvenlik görevlisi tarafından fiziki ve sözlü şiddete maruz kaldığını ve istifa etmesi konusunda tehdit edildiğini, daha sonra kendisine zorla istifa dilekçesi yazdırıldığını, bu hususun ibraz ettiği ses kaydında da mevcut olduğunu, iş sözleşmesinin haksız bir şekilde feshedildiğini öne sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili, yıllık izin ücreti ve ücret alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Davalı, davacının bir başka arkadaşının hesabı üzerinden maaşların ödenmediği konusunda bir mesaj yayınladığını, bu davranışının işlerin aksamasına sebebiyet verdiğini, mesajı yayınlayan Saliha Koyun’a sorulduğunda bu mesajı kendisinin yayınlamadığını beyan ettiğini, yapılan araştırmada davacının bu mesajı yayınladığının ortaya çıktığını, davacının izinsiz, gizli bir şekilde başka bir çalışanın adı ile mesaj yayınladığını, maaşlarla ilgili herhangi bir aksaklığın mevcut olmadığını ancak davacının gayri ahlaki davrandığını, davacıdan savunma talep edildiğini ancak mesajın içeriğinin tekrarı olan savunmasını posta ile yolladığını, mesai arkadaşlarının hatalı davrandığını söylemeleri karşısında rahatsız olan davacının kendi isteğiyle istifa ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacının hastane otomasyonu üzerinden başka bir personelin şifresini kullanarak işveren aleyhine mesaj yayınladığı, akabinde savunmasının istendiği, davacının savunmasında bu olguyu kabul ve ikrar ettiği ve sonrasında 03.02.2011 tarihinde istifa ettiği, ayrıca yürütülen Savcılık soruşturmasından davacının hakaret ve tehdide maruz kalmadığının anlaşıldığı, istifa dilekçesinin irade fesadı halleri içerisinde imzalattırıldığı iddiasının kanıtlanamadığı, istifa ederek iş sözleşmesini sona erdiren davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti ve hafta tatil ücreti taleplerinin reddi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ceza davası dosyasına davacının sunduğu ve çözümü yaptırılan ses kaydındaki konuşmalardan davacının istifaya zorlandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalının davacının iş akdini haklı nedenle fesih hakkı oluşmuş olsa dahi, baskı ve tehdit altında verilen istifa dilekçesinin geçerli olmadığı, istifa dilekçesinin gerçek istifa iradesini taşımadığı, davacının istifaya zorlanmasının işveren feshi niteliğini taşıdığı anlaşıldığından davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü gerekir (Y7HD -K.2016/6464)


    Telefon Konuşma İçeriğinin Başkasıyla Paylaşılması

    Kişiler arasında aleni olmayan konuşma ses kaydı mesaj görüntü gibi içeriklerin bu içeriklerin muhatabı olmayan kişiyle paylaşılması yayılması özel hayatın gizliliğini ihlal suçu oluşturur.
    Yargıtay kararında 

    Sanığın, yaklaşık 5 yıldır gönül ilişkisi yaşadığı katılan Selvi ile yaptığı özel bir telefon konuşmasını kaydederek, rıza olmaksızın katılan Selvi’in eşi katılan Murat’a göndermek suretiyle ifşa ettiği olayda; sanığın, tarafı olduğu haberleşmenin içeriğini diğer tarafın rızası olmaksızın açıklaması nedeniyle, TCK’nın 132/3. maddesine uyan haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunu meydana getirir (Yargıtay 12. Ceza Dairesi -2014/18859 karar).



    Gizlice elde edilen ses görüntü ve dökümanlar mahekmelere bazı durumlarda hukuka uygun bazı durumlar hukuka aykırı ve suç olarak değerlendirlieceğinden ve savcılıklara sunulmadan önce  avukatla görüşülmesinde fayda vardır. 
  • takibi sikayete bagli suçlar

    Şikayete Tabi olan Suçlar 

    Takibi Şikayete Bağlı Suçlar


    Şikayete bağlı suçlar bir suç hakkında soruşturma ya da kovuşturma yapılabilmesi için şikayet edilme ön koşulunun arandığı suçlardır. Bu suçlarda şikayet hakkı  suçtan zarar görene aittir. Bu tür suçlarda şikayet ön şartı gerçekleşmeden savcılık tarafından re'sen soruşturma açılmaz fakat eğer bu husus gözetilmeden soruşturma açılmış ise savcılık tarafından soruşturma ya da kovuşturma aşamasında re'sen durma kararı verilmez kovuşturma şikayet hakkı bulunan kimse açıkça şikayetten vazgeçmedikçe kovuşturmaya devam olunur. 
    İlgili madde
    (7) Yürütülen soruşturma sonucunda kovuşturma evresine geçildikten sonra suçun şikayete bağlı olduğunun anlaşılması halinde; mağdur açıkça şikayetten vazgeçmediği takdirde, yargılamaya devam olunur. (1) CMK 158  

    Kimler Şikayete edebilir. 


    Şikayete tabi suçlarda şikayet hakkı bulunanlar suçtan zarar görenlerdir. Bununla birlikte suçtan zarar gören çocuksa ya da ayırt etme gücünden yoksa şikayet hakkı çocuk üzerinde velisi ya da servisinindir. 


    Şikayet Nereye Yapılır


    Bir suçla ilgili olarak suçtan zarar gördüğünü iddia eden şahıs  bulunduğu yerdeki savcılıklara kolluk kuvvetlerine  valilik ya da kaymakamlıklara suç duyurunda  ihbar ya da şikayetlerde bulunabilir. Valilik ya da savcılığa bildirilen suçlar savcılıklara gönderilir. 

    Şikayete bağlı suçlarda Şikayet Süresi Nedir. 


    Şikayete tabi suçlarda  şikayet hakkı bulunan  suçtan zarar görenin  suçu ve suçlunun kim olduğunu öğrendikten sonra 6 ay sonrasına kadar şirket edebilir. Burada karıştırılan ilk husus bulunmaktadır. İlk şikayet edebilmek için suçu ve suçlunun kim olduğunu bilme şartı bulunmamaktadır. Örneğin Kayseri'de yaşayan A şahsının  sabah kalktığında arabasının camlarının kırıldığını gördüğü olayda burada zarar giren A şahsı arabasına kimin zarar verdiğini bilmemektedir. Lakin şikayet etme hakkı bulunmaktadır. burada suçlunun kim olduğunun bilinmesi şikayet hakkının başlangıcı değil şikayet süresinin işlemeye başlamasına engel olmaktadır. Örneğimiz üzerinden gidecek olursak  Bir gün sonra A şahsı arabasına zarar verenin şahsın B şahsı olduğunu kameralardan öğrendiği durumda artık şikayet süresi işlemeye başlayacaktır. Yani suçluyu da öğrendikten sonra  6 ay geçtikten sonra şikayet hakkını kaybetmektedir. 

    Yani A şahsı 01.01.2019 tarihinde arabasının camlarının kırıldığı olayda  suçlunun kim olduğunu 01.06.2019 tarihinde öğrendiğinde  şikayet hakkı 01.01.2020 de biter ya da suçlunun 5 yıl sonra 01.01.2024 yılında öğrendiği durumda dahi şikayet süresi işlemeye başlamamış olacak bu süreden itibaren 6 aylık süre işlemeye başlayacak ve 01.06.2024 de  sona erecektir. Fakat bu şahıs suçlunun kim olduğunu bilmediği durumda suçun işlendiği 01.01.2019 tarihinden itibaren şikayet hakkı bulunmaktadır. Burada üst sınır olarak TCK md. 66’da düzenlenen dava zaman aşımı süresi içinde yapılmalıdır. En hafif suçlar için TCK md. 66’ya göre belirlenen dava zaman aşımı süresi 8 yıldır.Doğal olarak genel şikayet süresi dava zaman aşımından fazla olamayacağı için 8 yıl içinde şikayette bulunulmalıdır.

    Şikayetten Vazgeçebilir miyim ?


    Soruşturma ve kovuşturma aşamasında hüküm kesinleşinceye kadar müşteki ya da katılanın şikayetten vazgeçme hakkı vardır. Hüküm kesinleştikten sonra şikayetten vazgeçilemez. 

    Şikayete tabi olan suçlar  


    1. Basit kasten adam yaralama (m. 86/2).
    2. TCK md. 86/2 kapsamında kalan kasten yaralama suçunun ihmali davranışla işlenmesi (m. 88).
    3. Taksirle yaralama suçu (m. 89/1-2-3-4). Bilinçli taksirle TCK 89/1 çerçevesinde işlenen yaralama suçu şikayete tabidir, ancak diğer fıkralar için şikayete bağlı değildir.
    4. Cinsel saldırı suçu (m. 102/1 ve 102/2-ikinci cümle).
    5. Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu (m.104/1).
    6. Cinsel taciz suçu (m. 105/1).
    7. Tehdit suçu (m. 106/1 ikinci cümle).
    8. Konut dokunulmazlığını ihlal Suçu (m. 116/1-2-4).
    9. İş ve çalışma hürriyetini ihlal suçu (m.117/1).
    10. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu (m. 123/1).
    11. Hakaret Suçu (m. 125/1, 2, 3). Kamu görevlisine karşı görevinden İşlenen hakaret suçu veya cumhurbaşkanına hakaret suçu şikayete tabi değildir.
    12. Kişinin hatırasına hakaret suçu (m. 130/1,2). Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hatırasına hakaret suçunun takibi şikayete bağlı değildir.
    13. Haberleşmenin gizliliğini ihlal Suçu (m. 132/1, 2, 3).
    14. Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçu (m. 133/1, 2, 3).
    15. Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu (m. 134/1, 2).
    16. Hırsızlık Suçu (m. 141) ve nitelikli hırsızlık suçu (m. 142/1, 2, 3) TCK md. 167/2’de belirtilen kişiler aleyhine işlenirse takibi şikayete bağlı suçlardandır. Diğer tüm hallerin takibi şikayete tabi değildir, resen kovuşturulur. Hırsızlık suçlarında daha az cezayı gerektiren haller de şikayete tabidir (m. 144/1).
    17. Kullanma hırsızlığı suçu (m. 146/1).
    18. Mala zarar verme suçu (m. 151/1, 2). Mala zarar verme suçunun nitelikli halleri de (m. 152/1,2) TCK md. 167/2’de belirtilen kişilerin zararına işlendiği takdirde de takibi şikayete tabi suçlardandır.
    19. İbadethanelere ve mezarlıklara zarar verme suçu TCK md. 167/2’de belirtilen kişiler aleyhine işlenirse takibi şikayete bağlıdır (m. 153/1).
    20. Hakkı olmayan yere tecavüz suçu (m.154/1,2,3)TCK md. 167/2’de belirtilen kişiler aleyhine işlenirse takibi şikayete bağlıdır.
    21. Güveni kötüye kullanma suçu (m. 155/1).
    22. Bedelsiz senedi kullanma suçu (m.156/1).
    23. Dolandırıcılık suçu (m. 157/1) ve Nitelikli dolandırıcılık suçunun (m. 158/1,2) TCK md. 167/2’de belirtilen kişiler aleyhine işlenmesi halinde takibi şikayete bağlıdır.
    24. Dolandırıcılıkta daha az cezayı gerektiren hal (m. 159/1).
    25. Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçu (m.160/1).
    26. Hileli iflas suçu (m. 161/1) TCK md. 167/2’de belirtilen kişiler aleyhine işlenirse takibi şikayete bağlı olan suçlardandır.
    27. Taksirli iflas suçu (m. 162/1) TCK md. 167/2’de belirtilen kişiler aleyhine işlenirse, takibi şikayete tabi olan suçlardandır.
    28. Karşılıksız yararlanma suçu (TCK m.163/1-2) TCK md. 167/2’de belirtilen kişiler aleyhine işlenirse takibi şikayete bağlıdır.
    29. Şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi (m. 164/1) TCK md. 167/2’de belirtilen kişiler aleyhine işlenirse takibi şikayete bağlıdır.
    30. Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu (m.165/1) TCK md. 167/2’de belirtilen kişiler aleyhine işlenirse takibi şikayete bağlıdır.
    31. Bilgi vermeme suçu (m. 166/1) TCK md. 167/2’de belirtilen kişiler aleyhine işlenirse takibi şikayete bağlıdır.
    32. Açığa imzanın kötüye kullanılması suçu (m. 209/1).
    33. Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçu (m. 233/1).
    34. Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması (dördüncü fıkra hariç, madde 239/1-2-3).
    35. Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçu (madde 234/3).
  • Agir ceza ve Kayseride ceza avukaligi

    Ceza ve Ağır ceza Avukatlığı


    Ağır Ceza Avukatı Nedir?


    Türkiye'de Avukatlık mesleği içerisinde uzmanlaşma branşlaşma yahut ihtisaslaşma mevcut olmamakla birlikte  sıklıkla ceza davalarına bakan avukatlar için ağır ceza avukatı olarak tabir edilmektedir. 

    Ağır Ceza Avukatlığı ve Ceza muhakemesi


    Avukatın ceza yargılamasındaki işlevi savunma işlevini yerine getirmektir. Hem katılan hem de şüpheli şahısların savunmasında esas rol oynamakla birlikte ceza avukatlığı tabiri daha çok  şüpheli avukatlığı yani müdafiliği için kullanılmaktadır. 

    Savunma ayağını oluşturan avukatlar yargılamanın üç önemli ayağından birini oluşturmaktadır. Soruşturma başlamasıyla şüpheli tanımı oluşur. Daha sonra Savcı tarafından iddianame düzenlenmesi ile şüpheli sanık adını alır. Ve bu saatten sonra sanık olarak tabir edilir. 

    Ceza avukatının ya da ağır ceza avukatının ceza muhakemesindeki bir çok önemli misyonu olmakla birlikte en önemli misyonu suçun unsurlarının oluşup oluşmadığı hususunda yargılamaya yön verme faaliyeti olarak nitelendirilebilir. 

    Örneğin  Kayseri Ağır ceza mahkemesinde yağma suçundan yargılanan bir sanığın aslında suçun yağma değil de hırsılık olduğu noktasında mahkemeye iddia savunma beyanatlarda bulunulması sonucu  mahkemece suçun hırsızlığa çevrilmesi durumunda kişinin alacağı cezanın  ciddi miktarda düşmesi tahliye olmasıyla sonuçlanacaktır. ,

    Ceza yargılamasında bir çok suçun tanımı kendi içerisinde başka suçlara girift olduğundan karıştırılması kolaylıkla başka bir suç olarak nitelendirilmesi  ve dolayısıyla kişinin hak ve hürmetlerinden ciddi derecede yoksun olması sonucunu doğuracaktır. Örneğin Kayseri'de gerçeklemiş ve  iki şahsın kullanmak için uyuşturucuyu temin etmeye çalışması olayında kullanıcı lardan birinin diğerine para verip ikisine de uyuşturucu temin etmesi olayında  savcı hatalı olarak kullanıcı şahıslardan uyuşturucuyu satın alanı  ticaret yapan konumuna ya da ticarete yardım eden konuma sokarak  tutukluğu sevk etmiş ve kişi uzun süredir  tutuklu kalmıştır. Burada çok ince bir çizgi bulunmaktadır. Eğer şahıslardan biri kullanıcı ise parayı alıp  uyuşturucuyu temin eden şahıs ticaret yapan durumuna düşmekte ve en az 10 yılla yargılanmakta iken iki kişinin kullanmak amacıyla kullanıcılardan birine para verip diğerinden almasını istediği aynı olayda ise iki kişi de kullanıcı olarak nitelendirilecek ve  iki kişi de tahliye edilecek ve beraat edilecektir. İşte olayın savcı ve mahkeme tarafından yanlış nitelendirilmesi durumunda şahıslardan birinin 10 yıldan fazla ceza almasına neden olacaktır. Ağır ceza avukatlığı da tam bu noktada önem kazanmaktadır. 

    Ağır ceza avukatlığı hem niteliği gereği hem de muhatap olunan kitle gereği  çok stresli ve yorucu bir alandır.Bir tarafta suçluyu savunma psikolojisi diğer tarafta mahkeme ve duruşma stresi ayrıca sanık ve ailesinin çeşitli beklentileri içerisinde avukat açısından oldukça yorucu ve yoğun bir süreçtir. Bununla birlikte ceza muhakemenin kendine has delilleri değerlendirme sunma araştırma suçun nitelendirmesi açısından uzmanlık ve tecrübe gerektirmektedir. 

    Şüpheli olduğum durumlarda avukat isteme hakkım var mıdır ?


    Soruşturma başladıktan sonra hatta özgürlüğün kısıtlanması durumundan itibaren(yakalama gözaltı vs.) avukat tutma hakkından faydalanabilir. Talep edilmesi halinde Avukat olmadan şüphelinin ifadesi alınmaz.

    Ceza avukatım Dosyamı inceleyebilir mi ?


    Ceza avukatı şahsın soruşturma içeriğini hem Ceza Muhakemeleri Usulu kanununda hem de avukatlık kanununca inceleme hakkına sahiptir. Uygulamada her ne kadar bu hak kısıtlanmaya çalışılsa da teorikte vekaletname bile olmadan avukatların soruşturma dosyalarını incelme hak ve yetkileri bulunmaktadır. 

    Ceza avukatım vekaletname olmadan dosyamı inceleyebilir mi ? vekaletname olmadan savunma yapabilir mi 


    Ceza avukatının dosya incelemesi için ya da savunma yapması için  vekaletname sunmasına gerek yoktur. Vekaletname yalnızca dosyadan örnek alması için gereklidir.Ceza avukatı soruşturma aşamasındaki tüm işlemleri vekaletname olmadan yapabilir. 

    Avukat Gözaltındaki şahısla ya da tutuklu şahısla görüşebilir mi ?


    Suç şüphesi altında yakalanmış olan şahısla avukatın görüşme hakkı bulunmaktadır. Savunma faaliyeti kişiye suç isnadından sonra başlar Ceza avukatı ifade verme esnasında şüpheliye hukuki yardımda bulunur .Lakin  şahsın yerine geçerek cevap veremez. Şüpheli serbest bırakılmazsa tutuklanmak üzere sulh ceza hakimliğine sevk edilecektir. 

    Soruşturmanın gizliliği avukata karşı geçerli midir ?


    Soruşturmanın gizliliği ile Gizlilik kararı ya da "kısıtlılık kararı " karıştırılmaktadır.Soruşturmanın gizliği soruşturmanın süjesi olmayanlar tarafından incelenememesi anlamına gelmekte iken soruşturmada gizlilik kararı ya da kısıtlılık kararı ise Sulh Ceza Hakimliği tarafından alınan Gizlilik kararını ifade etmekte ve soruşturmanın hiç kimse tarafından incelenmesi mümkün olamaz 

    Sanık Nedir ?


    Suç şüphesi altında olan kimseye soruşturma aşamasında şüpheli kovuşturma esnasında ise sanık denmektedir. Kavuşturma ise savcılığın iddianame düzenlemesi ile başlamaktadır. 

    Ceza avukatı beyanda bulunabilir mi ?


    ,Ceza avukatı beyanda bulunabilir lakin tarafların yerine geçip beyanlarda bulunamaz Sadece savunma amaçlı beyan ve savunmalar yapılabilir. Suçun konu ile ilgili olarak -tarafların şahit olduğu olaylarda tarafların yerine geçip  beyanlarda bulunamaz ?

    Ceza davalarında tebligat bizzat avukata mı yapılır ?


    ,Avukatla takip edilen işlerde tebligat asile yapılmaz vekile yapılmış tebligat  asile yapılmış sayılır.Ceza davaların da ise durum biraz farklıdır. Ceza davalarında tebligatın mahiyeti müvekkilin ifade sorgu  ya da beyan alınması amacıyla ise o halde tebligat asile de yapılması gerekmektedir.

    En iyi ceza avukatı, ağır ceza avukatı var mıdır ?


    Türkiye'de avukatlık mesleğinde branşlaşma ya da uzmanlaşma söz konusu olmadığından bu şekilde söylemler gerçeği ifade etmediği için  itibar edilmemelidir. Bu tarz söylemler hem gerçekle ilgisi olmayan hem de meslek etiğine uygun olmayan ifadelerdir.

    Kayseri'de İşlenen Suç ve Ceza Avukatlığı


    Kayseri Orta Anadolu bulunan büyük şehir olması gerek nüfus gerekse çok fazla sayıda farklı kültürlerin buluşma noktası olması gerekse de doğu batı arasında güzergah bir geçiş olması hasebiyle  çok fazla sayıda suç soruşturması ve bu kapsamda  yürütülen ceza davası söz konusudur. Bu kapsamda hem ilave ek ağır ceza mahkemeleri hem de  asliye ceza mahkemeleri açılmaktadır. Her ne kadar uzlaştırma kurumu gelse de bu hızlı artan suç işlenme ve açılan davaları azaltmamakta bu yöndeki ihtiyaç gittikçe artmaktadır. Bu bakımdan ihtiyaç duyulan avukat  sayısı da gittikçe artmaktadır .








  • İLETİŞİM

    Bize her konuda seçtiğiniz yollarla çekinmeden ulaşabilirsiniz. İletişim bilgileri

    Duran Hukuk

    • TEL:--
    • CEP TEL:0555 565 81 73
    • Mahalle:Barbaros
    • Cadde:Oymak
    • Bina :Sümer Hukuk
    • Blok B
    • İlçe/İl:Kocasinan/KAYSERİ
    • Posta Adresi :drn.ibrahim@hotmail.com

    Bizlere sormak istediğiniz her konuda çekinmeden arayabilir, ofisimizi ziyaret edebilir yada mesaj gönderebilirsiniz.

    Hemen Şimdi telefon, e-posta, adres yada Aşağıdan mesaj bırakarak ulaşabilirsiniz.