Hukukun Temel Alanları

Hukukun ceza hukuku, Boşanma,Ticaret,İş,Aile,İcra alanları gibi pek çok alanı bulkunmaktadır.

0 555 565 8173 Nolu telefon numarasından hukukla ilgili konularda soru soru sorabilrsiniz Whatsapptan yazabilirsiniz

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

MAKALELERİMİZ

Sizin için en iyisini düşünüyoruz. Hukuk alanındaki makalelerimize göz atmanızı tavsiye ederiz.

  • bosanma oncesi esten mal kacirma


    Boşanmada Eşler Arasında Mal Kaçırma


    Günümüzde evlilik birliği devam ederken artan özellikle kayseri gibi büyük şehirlerde artan boşanma davalarından dolayı bu davalara bağlı olarak  evlilik birliği içerisinde edinilmiş mallara yönelik taraf arasında bir dizi kötü niyetli  diğer eşin zararına olarak paylaşma alacağını azaltıcı 3. kişilere devirler söz konusu olabilmektedir. 

    Boşanma sürecinde veya öncesinde eşlerin evlilik birliği içerisinde edinmiş olduğu mallarla ilgili olarak karşı tarafın aleyhine malları devretmesi veya satması buna benzer tasarruflarla  karşı tarafın  edinilmiş hakkına zarar vermeye yönelik hareketleri olarak nitelendirilebilir. Örneğin eşlerin üzerinde olan ev araba vs malların  3. bir kişiye devredilmesi  değerinin altında satılması  ya da satış göstermek suretiyle  leden çıkarması bunlara örnek olarak gösterilebilir. 



    Boşanma sürecinde eşin mal kaçırması, tabi olunan mal rejimi içerisinde yer alan değerlerin, boşanma sonrası paylaşımının engellenmesi amacıyla yapılan bir eylemdir. Örneğin edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olan bir evlilikte, boşanma arifesinde eşin üzerindeki taşınmazı (ev, arsa, araba, dükkan…) 3. bir kişiye devretmesi, değerinin altında satması ya da satış göstermek suretiyle bu taşınmazı elden çıkarması davranışları, Boşanma Öncesi Mal Kaçırma olarak adlandırılır. Burada amaç boşanma gerçekleşirse, boşandığı eşin evlilik içerisinde edinilmiş mallardan pay almasının engellenmesidir. Son derece kötü niyetli bir yaklaşım olan bu tür davranışların önüne geçilebilmesi için öncelikle bireylerin hukuki haklarını bilmeleri ve bunu nasıl koruyacaklarına dair fikir sahibi olmaları gerekir.


    Eşlerin evlilik devam ederken mal kaçırma durumlarının söz konusu olduğu durumlardan hakim kararıyla diğer eşe karşı tasarruf hakkının kısıtlanmasını talep edebilir. Muvazaalı satışları iptal ettirme kaçırma ihtimali durumunda ise  tedbir konulmasını isteme hakları bulunmaktadır. 

    Boşanma Devam Ederken Mal Kaçırmanın nasıl engellenir 


    Öncelikli olarak eşler arasında mal kaçırma ihtimalinin olduğu ya da şüphelenildiği durumlarda eşlerin hak kaybına uğramamaları için konusunda uzman bir avukatla görüşmesi ivedi olarak işlemlere başlatılması gerekmektedir. Çünkü bu süreç içerisinde  kötü niyetli eşler çok hızlı bir biçimde diğer eşi zarara uğratabilecek hamleler yapmakta  ve diğer eşin uzun süre mağdur olmasına sebebiyet vermektedirler. Bunun önüne geçilmesi için bu süreçte hızlı hareket edilmesi ve avukat tarafından takip edilmesinde yarar bulunmaktadır. 

    Eşler arasından en büyük sıkıntı boşanma devam ederken eşlerinin mal kaçırmaları ve diğerini bu noktada zarara uğramalarıdır. Zaten eşler boşanma kararı alıp dava açtıktan sonra çoğu zaman ayrı yaşamakta ve  ve maddi olarak daha fazla hak almaya çalışmaktadır. Bu bağlamda imkanları dahlinde evlilik birliği içerisindeki malları elden çıkartmaya çalışmakta satmakta veya muvazaalı olarak devretmeye çalışmaktadır.Bunun engellemesi için öncelikle boşanma davası açılmış olmalı  bununla birlikte boşanma davası devam etmiş olsa bile mal ayrılığı davası açılmalı ve boşanma davası sonuçlanıncaya kadar bekletici mesele yapılarak mevcut mallara tedbir konulması eşlerin mal kaçırma ihtimallerini  ortadan kaldıracaktır.

    Mal ayrılığı davası açıldığında zaten boşanma davasının açıldığı tarih esas alınarak paylaştırma yapılır. Ayrıca geriye dönük 1 yıl içerisinde  yapılmış olan  karşılıksız kazandırmalar da iptal edilir ve bu kazandırmalar edinilmiş  mallara eklenir. Ayrıca eşlerin kötü niyetli olarak yapmış olduğu kazandırmalar da  süresiz olarak iptal edilir. 


    Ortak konutta  Satışının Engellenmesi 


    Aile Konutu Şerhi Nedir?


    Aile konutu,Eşlerin hayatlarını devam ederken birlikte yaşadıkları ev aile konutu olarak adlandırılmaktadır.Tabi bu evin eşlerden biri tarafından malik olma durumunda normal şartlar altında diğer eşin rızası olmadan devredebilmektedir. 

    Eşlerin birlikte yaşadıkları aile konutu olarak adlandırılan konutlarında eşlerin diğerinin bilgisi olmadan mal kaçırmasını ya da 3. kişilere devredilmesini engelleme hakları bulunmaktadır. Evlilik hala devam ettiği durumlarda aile konutu şerhinin işletilerek  eşlerin beraber oturdukları  konutun eşlerin bilgisi dışından 3. kişilere devredilmesi engellenebilir. Konutun diğer eş tarafından satılması şüphesi olan eşin bu konut üzerindeki ayni hakkı bu şekilde muhafaza edilmiş olur. Aile konutu şerhi koydurabilmek için evlilik cüzdanı ve aile konutunun bulunduğu mahallenin muhtarından ve apartman yönetiminden alınacak konutun ailenin yerleşim yeri olduğunu gösteren belge ile Tapu Sicil Müdürlüğü’ne başvurmaları gerekir.


    Eşin Katılma Alacağının Azaltılması/ Mal Kaçırma Kastıyla Yapılan Kazandırmalar

    Eşler bazı durumlarsa diğer eşlerin katılım alacağını azaltmak gibi durumlara başvurabilmektedir. Bu gibi durumlarda eşler  kendi Üzerlerine olan ama katılma alacağına dahil edilmesi gereken malları 3. kişilere devretmekte  bu şekilde diğer eşleri zarara sebebiyet vermektedirler. Bu kötü niyetle durumlarda  bu tasarruflar katılma alacağına dahil edilecektir. 


    Mal kaçırma kastıyla hareket edilen işlemde bir sınır bulunmamasına karşılık boşanma davası açıldıktan sonra yapılan devir işlemlerinde  katılım alacağını değiştirmeyecek boşanma davası açıldığı tarih esas alınarak paylaştırma yapılacaktır. Edinilmiş mallara katılma rejimi  uygulanabilmesi için  edinilen malların 2002 den sonra kazanılmış olması gerekmektedir. 2002 den önce kazanılmış malların edinilmiş mallara göre paylaştırılması mümkün değilidir.Kanun burada kötü niyetle yapılmış olan işlemleri iptal etmekte boşanma davasından önce kötü niyetle yapılmış olmayan işlemler  paylaştırmaya dahil edilmesi mümkün değildir. 

    Boşanma öncesinde banka hesaplarının boşaltılması durumunda; kayıtlar ve ek kanıtlarla diğer eşin payını azaltmak için bu işlemin yapıldığının kanıtlanırsa bu miktar da edinilmiş mallara dahil edilecek ve paylaşıma konu olacaktır.

    Eklenecek Değerlerin Üçüncü Kişilere Etkisi


    TMK 229. Maddede sayılan hallerde, doğrudan tasarruf konusu işlemin iptal edilmez. Yani bağış veya devir bedelinin mal paylaşımına dahil edilmesi, bu bağışın veya devrin iptali değil, işlemi yapmış olan eşin diğerine karşı, sanki bu değerler halen edinilmiş mallar içerisindeymiş gibi borçlanması sonucunu doğuracaktır. Burada ayni değil kişisel bir hak söz konusudur.

    Örneğin Kayseri'de Boşanma davası açıldıktan sonra  eşin kendi üstüne olan 50.000 Tl lik  arabasını yine Kayseri'de bir noter vasıtasıyla 25.000 Tl den  satması  durumunda zaten boşanma davası  öncesindeki mallar paylaşıma dahil edileceğinden dolayı  arabanın satışı iptal edilmez,lakin arabanın değeri evlilik içerisindeymiş gibi paylaşıma dahil edilir.Buradaki değer satış değeri değil bilirkişi tarafından boşanma davası açıldığındaki aracın gerçek değeridir.  Ve ona göre hesaplama yapılır.Yani sonuç olarak araba 3. kişiden geri alınmaz araç satan eşte imiş gibi paylaşıma dahil edilir ve o sayılan malın değerinin yarısı oranın da diğer eşe katılım alacağına dahil edilir yani borçlanır. 


    Peki  Boşanma davasından  2 yıl  önce eşin Kayseri'deki villasını  çok düşük bir değerle  satması durumunda diğer Eş Ne yapabilir ? 


    Mal Paylaşımı davası açıldığında eşlerin  boşanma davası açtıkları tarihe göre  ellerindeki bulunana mallar paylaşıma dahil edilir. Fakat yukarıda bahsedilen gibi eşin  boşanma davası açılmadan 2 yıl önce villasını sattığı durumda ne yapılabilir ? 

    Bu durumda aynı şekilde mal ayrılığı davasında eşin kötü niyeti ispatlanmaya çalışılır. Bu durumda geriye dönük süre kısıtlaması olmadan  kötü niyetin ispatı halinde  bu satılan mal paylaşıma dahil edilir. 
    Eğer kötü niyetin varlığının ispat edilememesi durumunda  genel hükümlere göre muvazaanın varlığının ispat edilmesi durumunda tasarrufun iptali davası açılarak söz konusu devire ilişkin evin bedeli kadar tasarruf oranına dahil edilmesi sağlanır lakin burada  mal paylaşımı  davası tasarrufun iptali davası için bekletici mesele yapılır.Tasarrufun iptali davası sonuçlandıktan sonra o bedel  mal ayrılığı davasında tasarrufa eklenir ve karar alınması sağlanır.  


    “Türk Medeni Kanunun 229/2. maddesine göre; eşlerden birinin mal rejiminin devamı süresince diğerinin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler, tasfiyede edinilmiş mallara eklenecek değer olarak dikkate alınabilir. Yapılan devrin katılma alacağını azaltmak amacıyla yapıldığı sabit olsa bile; tasfiyede bedeli hesaba katılacağından; tapunun iptal ve tesciline karar verilemez. Bu yön nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.” (Yargıtay 2. H.D. 2010/16339 E, 2010/17563 K)


    Ancak madde metni devamı “bu tür kazandırma veya devirlere ilişkin uyuşmazlıklarda mahkeme kararı, davanın kendisine ihbar edilmiş olması koşuluyla, kazandırma veya devirden yararlanan üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir” şeklindedir.

    Yani tasfiye davasında  davanın 3. kişiye ihbarı durumunda 3. kişi de o andan itibaren iyi niyetini kaybedeceği için sorumlu olmaya başlayacaktır. Bu sorumluluk 3. kişinin elinde kalan değerle sınırlı olacaktır.

    Mal Kaçırmada bir diğer yol   Muvazaa Dolayısıyla Tasarrufun iptali


    Yukarıda açıkladığımız gibi, eşin katılım alacağını azaltmak için yapılan tasarrufların TMK 229. Maddesi uyarınca doğrudan iptali mümkün değilse de, bu tasarruflarla ilgili genel hükümlere göre tasarrufun iptali davası açılması önünde yasal bir engel bulunmamaktadır.


    İşlemin danışıklı olması durumunda, Borçlar Kanunu 18. Maddesine göre muvazaa nedeni ile tasarrufun iptali yoluna gidilebilecektir. Yine genel hükümlere göre açılacak böyle bir davada, mahkemece mal paylaşımı davası bekletici mesele yapılacak ve bunun sonucunda şahsi bir hakkın varlığı ortaya çıkarsa, İcra ve iflas Kanunu 283/1. maddesi gereğince, iptal ve tescile gerek olmaksızın taşınmazın haciz ve satışına karar verilecektir.


    “Davacı, davalılardan Hakan’ın hükmedilecek tazminatı ödememek amacıyla dava konusu edilen taşınmazların danışıklı olarak davalıya devredildiği iddiası ile eldeki bu davayı açmıştır. Davacının bu davayı açmaktaki amacı, açtığı dava sonucu hak kazanacağı alacağını alabilmeye yönelik olarak, danışıklı olduğunu ileri sürdükleri hukuki işlemlerin kendisi yönünden geçersizliğini sağlamaktır. Yargılama sonunda davaya konu edilen satışın danışıklı olduğunun kanıtlanması halinde davacı, satışa konu edilen maldan da alacağın tahsili için yararlanabilecektir. Ancak, davacının bu hakkı ayni değil şahsi sonuç doğuracağından, danışıklı işlemin kanıtlanması durumunda tapunun iptaline değil, İcra ve iflas Yasasının 283/1. maddesi gereğince, iptal ve tescile gerek olmaksızın taşınmazın haciz ve satışına karar verilecektir. Bu davada güdülen amaç da bu olduğundan, davacının karşılanması gereken bir alacağı bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekir. Bunun için de davacının açtığı boşanma ve tazminat davasının sonucu beklenilmeli ve ona göre karar verilmelidir.” (Yargıtay 4. HD. 2005/8923E, 2005/8209 K, 14.07.2005)

  • Boşanma davalarında eşlerin kusuru

    Boşanma Davalarında Eşlerin Kusuru-Kayseri'deki Boşanma Davaları ve  sebepleri 


    Boşanma Davalarında Kusurun Önemi

    Boşanma davalarında tazminatın hesaplanabilmesi için  tarafların kusurlarının hakim tarafından öncelikle belirlenmesi gerekmektedir. boşanma taleplerinin kabulü halinde ise manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilebilmesi için tazminat talebinde bulunan eşin diğer eşe göre kusursuz ya da az kusurlu olması gerekir. Eşit kusurlu veya ağır kusurlu tarafın tazminat talepleri reddedilecektir.

    Kusur oranları hakim tarafından belirlendikten sonra ise  eğer taraflar eşit kusuru ise hakim tarafından iki tarafa da tazminata hükmedilemeyecektir.

    Örneğin yargıtay bir boşanma davasında eşine hakaret eden eşin  kendi ailesiyle ilgilenmesini ve   eşine mesafe koymasını eşit kusur olarak nitelendirmiş ve taraflar lehine tazminata hükmetmemiştir.


    Tarafların boşanma davası açabilmesi için boşanma davası açan tarafın kusursuz ve diğer tarafa göre daha az kusurlu olması gerekmektedir. 

    sürekli yalan söyleyen hakaret eden eşin, fiziksel şiddet uygulayan eşle, ahlak dışı tekliflerde bulunan ve bağımsız konut tesis etmeyen eşin başkalarıyla mesajlaşan eşle, hakaret eden eşle uzun süre cinsel ilişkiden kaçınan eşin, eşini istemeyen eşle hakaret eden eşin eşit kusurlu olduğuna karar vermiştir. Yargıtay Tehdit ve hakaret eden, kötü muamelede bulunan eşin ise evi terk eden eşe göre ağır kusurlu olduğuna karar vermiştir.

    Boşanma davasında kusur oldukça önemli olup, boşanmaya, tazminata ve nafakaya karar verilmesinde için “kusur” önem taşımaktadır. Boşanma davasında kusur belirlenmeksizin boşanmaya, tazminata ve nafakaya hükmedilemez. Hakim öncelikle tarafların kusurlu eylem ve hareketlerine göre, tarafların kusur derecelerini yani kusursuz, az kusurlu, eşit kusurlu ve ağır kusurlu olduklarını belirleyecektir.

    Sonuç olarak belirtmek gerekir ki boşanma davalarında tarafların iddia ettikleri olgu ve olayların ayrı ayrı ispat edilmeleri ve kusurlarının ağırlıkları ayrı ayrı belirlenmesi ve hakim tarafından hangi tarafın kusuru fazla ise onun lehine karar vermesi gerekmektedir. 

    Kanının zina yapmış olması ve adamın onu dövmesi eşit kusur mudur ?


    Zinayla fiziksel şiddeti karşılaştırdığımızda, Yargıtay uygulamasında bu eşit kusur olarak kabul ediliyor.
    Türk Medeni Kanunu'nda yer alan düzenlemeye göre kusursuz, az kusurlu ya da eşit kusurlu bir kadın yoksulluk nafakası alabilmektedir.

    Avrupa Birliği veya İsviçre hukukunda öyle. Evlilik uzun sürmüşse, kadının evlilikteki standardına göre bir nafaka belirleniyor. Eğer evlilik kısa sürmüşse, evlilikten önceki standardına göre belirleniyor nafaka. Tabii ödeme yükümlüsünün ödeme gücüne bağlı aynı zamanda. Ödeme gücü çok yüksek ve 10 yıldan fazla sürmüş bir evlilikte, o standardı en azından asgari ölçüde sağlayacak nafaka belirleniyor.

    Nafaka süresiz mi olmalı ?


    Ben, yoksulluk nafakasının süresiz olmasını da "Olması gereken hukuk" açısından içime hukuken dğru ola da hakkaniyeten yanlıştır. Yoksulluk nafakası makul bir süre ile sınırlandırılmalıdır. Kadın yeniden evlenmediği, evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşamadığı, yoksulluğu ortadan kalkmadığı ya da haysiyetsiz hayat sürmediği sürece "ölene kadar" hem de her yıl artan miktarlarda yoksulluk nafakası alacak. Düşünün bir evlilik 1 gün sürüyor. Yüzünü, belki de adını bile unuttunuz. Yeniden evlendiniz. Çoluk çocuğa karıştınız. Gene de yoksulluk nafakası ödeyeceksiniz. Ömür boyu sürecek bir fedakârlık insanın tabiatına aykırıdır.


    T.C. Yargıtay 2. Hukuk dairesinin Esas No.2014/1497 Karar No.2014/11762

    Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı koca tarafından kusur belirlemesi, nafaka ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

    KARAR : 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kocanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

    2-Mahkemece, davacı kocanın daha ağır, davalı kadının az kusurlu olduğu kabul edilerek, tarafların boşanmalarına, davalı kadın yararına maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakasına karar verildiği anlaşılmış ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı kocanın eşi ile ilgilenmeyip vaktini kendi ailesi ile geçirdiği, davalı kadının ise eşine hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Tarafların gerçekleşen kusurlu davranışları dikkate alındığında, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına ve boşanmaya neden olan olaylarda eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekmektedir. Boşanma davalarında eşit kusur halinde maddi ve manevi tazminata karar verilemez ( TMK. md. 174/1-2 ). Mahkemece, davacı kocanın daha ağır kusurlu olduğu kabul edilerek, bu hatalı kusur belirlemesine göre davalı kadın yararına maddi ve manevi tazminat verilmesi yanlış olmuştur.

    Boşanma davalarında en çok hangi nedenlerle karşılaşılıyor?


    Boşanma davalarında Türkiye'de özellikle Kayseri'de ciddi bir artı gözükmekle birlikte boşanma gerekçeleri daha çok şiddetli geçimsizlik hukuki adı ile aile birliğinin temelden sarılması nedeniyle olmaktadır. Anlaşmalı boşanmalarda ise sebep belirtilmediği için bu tür bir istatistiki bilgi tutulamamaktadır.

    Kayseri'deki Boşanma Davalarında Artış


    Kayseri'de artan boşanma davalarında 6 tan aile mahkemesi  kurulmuş olup en on kurulan bir mahkeme ile iş yükü nispeten hafiflemiş olmakla birlikte Kayseri eskiye nazaran çok daha fazla ayıda insanın boşanma davası talebiyle karşılaşmaktadır. Bu bakımdan Mahkemeler bu davalara yetişmekle zorlanmaktadır. 
    2019 yargı dönemi için ise  kayseri!de istinaf mahkemeleri kurulmasıyla  kayseri bu bakımdan dava süreci eskisine nazaran daha hızlı olacak ve  davalar daha hızlı kesinleşecektir denilebilir. 
  • Boşanma sebep ve sonuçları kayseride bosanma

    boşanmada karşılaşılan sıkıntılar

    TMK ile güvence altına alınan aile hayatı   toplumumuzun çekirdek yapısı ve taşıdır. Bu müessese kanun anayasa ve bir çok mevzuatça korunmaktadır. Lakin Zaman geçtikçe boşanma vakıaları gittikçe artmaktadır.  

    Boşanma vakıalarının artmasındaki temel etmen teknolojinin ilerlemesi ikili ilişkilerin çok daha kolay kurulabilmesi bununla birlikte aldatma vakıaların da çok fazla artması tahammül sınırının azalması kadının sosyal ekonomik hayatta daha fazla olması ve kadının ekonomik özgürlüğünün daha fazla kazanması gibi sebepler sıralanabilir. 

    Boşanma istatistikleri incelendiğinde  Boşanmaların %40 evliliklerin ilk 5 yılı içerisinden gerçekleşmektedir. O sebeple aslında çiftlerin birbirlerini ilk tanıma süreçleri ya da ilk beraber sürekli kalma tecrübesi içerisinde sayılabilecek süre içerisinde ayrıldıkları görülmektedir. 



    Türkiye'nin bir çok şehrinde ve özellikle kayseri'de artan boşanma vakıalarında en çok görülen sebepler 
    •Ekonomik sorunlar, 
    • Eşlerin sosyo-kültürel yapı farklılıkları, 
    • Cinsel sorunlar, • iletişim bozukluğu, 
    • Eşlerden birinin ihaneti, 
    • Aile içi şiddet, 
    • Zevk ayrılıkları, 
    • Eşlerin birbirini ihmal edişi, 
    • Ailelerin aşırı müdahalesi, 
    • Eşlerden birinin ya da her ikisinin ailelerine bağımlı ya da zayıf kişilikte olması,
    • Çocuk olmaması, 
    • Ciddi ekonomik sınıfsal farklılıklar, 
    • Yaş farkının fazla olması, 
    • Erken yaş evlilikleri,
     • Aile baskısı ile evlendirmeler, 
    • Taraflardan birinin ani kişilik ve yaşam pratiğinin değişmesi,
     • Psikiyatrik sorunlar/ depresyon, patik atak, şizofreni vb.
     • Uyuşturucu, alkol ve kumar bağımlılığı.

    Boşanma sonrasında ekonomik sıkıntı yaşayan çiftler olmakla birlikte bu sıkıntılar en çok kadın tarafında olmaktadır. Kadınların ise  yaklaşık , %62.1  ilkokul mezunu ve altı, %60.3 ile ortaokul ve dengi mezunu, %42.4 ile lise ve dengi mezunu, son olarak %19.7 ile yüksekokul ve üstü mezunu  olduğu görülmektedir. Bu bakımdan boşanma sonrası ekonomik sıkıntı yaşayan bireylerin  eğitim durumuyla düştükçe sıkıntı çekme olasılıkları arttığı görülecektir.  Fakat  eğitim durumu arttıkça da boşanma yüzdeleri de ekonomik özgürlüğün artmasına göre artmaktadır. 

    Boşanma sonrasında kadınların yaşadıkları sıkıntılar ;

    • Ekonomik sıkıntı 
    • Konut bulma sıkıntısı 
    • Çevre baskısı 
    • Aile baskısı 
    • Ruhsal/duygusal sıkıntı

    Boşanmanın En fazla Olduğu ilk 5 il


    Boşanma oranı en yüksek olan 5 ilin sırasıyla yüzde 6,4 ile İzmir, yüzde 6,1 ile Muğla, yüzde 5,7 ile Antalya, yüzde 5,2 ile Yalova ve yüzde 5 ile Aydın
    En fazla boşanma oranı İzmir’de


    Kayseri, Boşanmanın En Çok Olduğu İller Arasında


    Türkiye İstatistik Kurumu’ndan (TÜİK) alınan verilere göre, Türkiye’de 54 kentte boşanma sayısı artarken, 27 kentte ise azaldı. Geçtiğimiz yılda, bir önceki yıla göre boşanma sayısında en fazla artışın yaşandığı il yüzde 48,8 ile Bayburt'tur. Kayseri’de boşanma oranlarının arttığı ilk 10 il arasında yer aldı.

    Görüldüğü üzere Türkiye'de ve özellikle kayseri'de boşanma vakıalarının  ne kadar arttığı görülmektedir. Boşanma hem erkek hem de kadın için atlatılması zor bir psikolojik tramvaya dönüşmekte bundan sonraki yaşamında karşısına çıkan insanlara da güveni azalmakta ve sonraki yaşamında hayat kurması daha zor bir hal almaktadır. Bu bakımdan eşlerin boşanma sürecine girmeden  aile büyükleriyle olmadığı takdirde uzmanlarla görüşülmesi ve son çare olarak boşanma kararı almaları en mantıklısıdır. 
    Çünkü eşler dışarıdan 3. bir gözle kendilerini gözlemleyen ve tarafsız lan bir aile büyüğü ya da uzmanının ön yargısız bir şekilde fikirlerine önem verecek ve bir evlilik bitmeden belki tekrar devam edecektir. 
    Tüm uğraşlara rağmen evlilik devam ettirilemediği takdirde son çare avukatla görüşmek ve tarafların birbirlerin incitmeden üzmeden evliliklerini sonlandırmasını sağlamak olmadır. Taraflar boşanma kararı verdikten sonra daha çok birbirlerine daha çok maddi kayıp vermeye çalışmakla birlikte bu tarafları daha çok hırçınlaştırmakta  birbirlerine düşman etmekte aileleri incitmektedir. Önemli olan ön yargısız ve adilane bir çözüm bulmak bu noktada bir avukattan mümkünse tarafsız bir yardım almak gerçek evlenme esnasındaki takıları gerek nafaka ve boşanmaya dair tazminat husunda adil ve ortak bir karar alıp birbirlerini incitmeden  ortak bir çözüm yoluyla eşlerin hayatlarını ayırması eşler için en az yıpratıcı bir süreçtir. Bu aşamalarda uzman psikolog ve avukattan kesinlikle yardım alınmalı sonraki süreçte ise mağduriyet yaşanmamalıdır.



  • İLETİŞİM

    Bize her konuda seçtiğiniz yollarla çekinmeden ulaşabilirsiniz. İletişim bilgileri

    Duran Hukuk

    • TEL:--
    • CEP TEL:0555 565 81 73
    • Mahalle:Barbaros
    • Cadde:Oymak
    • Bina :Sümer Hukuk
    • Blok B
    • İlçe/İl:Kocasinan/KAYSERİ
    • Posta Adresi :drn.ibrahim@hotmail.com

    Bizlere sormak istediğiniz her konuda çekinmeden arayabilir, ofisimizi ziyaret edebilir yada mesaj gönderebilirsiniz.

    Hemen Şimdi telefon, e-posta, adres yada Aşağıdan mesaj bırakarak ulaşabilirsiniz.