Ceza Muhakemelerinde Basit Yargılama Usulü

Baisit yargılama usulü,basit yargılamaya tabi suçlar,basit yargılamada görevli mahkeme,basit yargılamaya itiraz,Basit yargılamadan vazgeçme


Türk Ceza Muhakemesinde Basit Yargılama Usulü

Yargı Reformu sonucunda 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7188 s. Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 24 ve 25. maddeleri ile Türk ceza muhakemesine basit yargılama usulü getirilmiştir.

Basit Yargılamanın Uygulamaya Başlanması

Ceza Muhakemesi Kanunu’na eklenen geçici 5. madde gereğince  basit yargılama usulü 01.01.2020 den itibaren uygulamaya başlanacaktır. Lakin 01.01.2020 tarihi itibariyle kesinleşmiş ,hüküm verilmiş ya da kovuşturma aşamasına geçmiş dosyalar hakkında uygulanmayacaktır. Bu demektir. 01..01.2020 tarihi itibariyle soruşturma aşamasında olan  ve 2020 den itibaren kovuşturmaya geçen dosyalarda uygulanacaktır.

Kovuşturma evresinin temel ilke ve esaslarından delillerin doğrudanlığı ilkesine bir istisna olan bu basit yargılama usulünü inceleyeceğiz


Kovuşturma Evresinin Temel İlke ve Esası


Ceza hukukunun temel ilkelerinden biri delillerin doğrudanlığı ilkesidir. Anayasa’nın 138. maddesi gereği Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun bir biçimde ve iddia ile savunmanın çarpışması sonucu oluşur. Diyalektiğin amacı gerçeğin daha iyi kavranabilmesi, maddi gerçeğin ortaya çıkartılmasıdır. Gerçeğin tam olarak ortaya çıkabilmesi için hakimin delilleri vasıtasız olarak incelemesi, sanık ve mağdurun beyanlarını doğrudan alması, tanıkları doğrudan dinlemesi, keşif ve sair uygulamalarda bulunarak vicdani kanaatini en doğru biçimde şekillendirmesi gerekir. Bu yüzdendir ki kovuşturma aşamasında duruşma açılır ve duruşmada da doğrudanlık ve sözlülük ilkesi geçerlidir.

Bu ilkeler ceza usul kanunumuzun birçok maddesinde de benimsenmiştir. Bunlardan en önemlisi 217. maddedir. Buna göre hakim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir.

Ancak bu ilkelerin önemli bazı istisnaları vardır. Örneğin istinabe usulü, CMK md. 211 gereği bazı durumlarda tanığın yazılı beyanın okunmasıyla yetinilmesi ve halihazırda dosya üzerinden inceleme yapılan durumlar bu ilkelerin istisnasıdır. Basit yargılama usulü de kısmen sözlülük ve doğrudanlık ilkesinin istisnasını teşkil etmektedir.

Son düzenlemeyle bu ilkeye bir istisna getirilmiş olup belli suçlarda basit yargılama usulü getirilmiştir. 

Basit Yargılama Usulü

CMK’nın 251 ve 252. maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulünün genel düzenini şu şekilde özetlemek mümkündür;

-Bu usulde iki aşamalı bir ilk derece yargılama sistemi mevcuttur.

-İlk olarak mahkeme dosya üzerinden bir yargılama yapmaktadır. Dosya üzerinden yapılacak inceleme sonucu verilen karara itiraz edilmez ise hüküm kesinleşecek ve kanun yoluna götürülemeyecektir.

-Bu karara itiraz edilir ise olağan usullere göre değil, özel usulüne göre yapılacak olan itiraz yargılamasında; kararı veren mahkeme bu sefer genel hükümlere göre duruşma açarak tekrardan bir yargılama yapacak ve hüküm kuracaktır.

-İlk derece yargılaması bu şekilde iki aşamalı olan bu usulde, itiraz üzerine duruşma açılarak verilen kararlar, olağan usuldeki gibi istinaf kanun yoluna götürülebilecektir.

Basit Yargılama Usulünde Görevli Mahkeme

Basit yargılama usulünde görevli mahkeme kural  olarak asliye ceza mahkemesidir. Çünkü, bu usul kapsamındaki suçların tamamı asliye ceza mahkemesinin görevine girmektedir.

Ancak, bazı özel durumlarda basit yargılama usulü kapsamında olan suç ile ilgili yargılama görevi ağır ceza mahkemesi tarafından yerine getirebilir. Örneğin, görevi kötüye kullanma suçu avukat tarafından işlendiğinde, statüsü gereği avukatın ağır ceza mahkemesinde yargılanması gerekir. Bu gibi hallerde, kanun açıkça asliye ceza mahkemesini görevli kıldığından ağır ceza mahkemesi basit yargılama usulünü uygulayamayacaktır.

1) Basit Yargılama Usulünün Uygulanması Kararı

Öncelikle belirtmek gerekir ki basit yargılama usulü yalnızca asliye ceza mahkemelerince adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda uygulanabilecek bir usuldür. Suç bu kapsamda kalıyorsa mahkeme, bu doğrultuda bir karar vererek yargılamayı basit yargılama usulüne göre yapabilecektir. Basit yargılama usulü  zorunluluk olmayıp , mahkemenin takdirine bırakılmıştır. Mahkemenin dosya içeriği ve özellikle mevcut delil durumuna göre durumu değerlendirmesi gerekecektir.

Bu usulün yalnızca asliye ceza mahkemelerince uygulanabilmesinin doğurduğu sonuç şudur; özel kanunlar gereğince ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçlarda ve 5235 s. Kanun md. 12 gereği doğrudan ağır ceza mahkemelerinin görev alanına giren suçlarda suçun üst sınırı ne olursa olsun basit yargılama usulü uygulanamayacaktır.

Bağlantılı davaların içeriğinin birbirini etkilemesi olası olduğundan, olağan usulde gerçekleşen bir yargılama ile basit usulde yargılamaya tabi bir davanın birleştirilme ihtimali araştırılmalı ve daha sonra basit yargılama usulüne dair karar verilmelidir. Aksi takdirde bağlantılı davada sonradan ortaya çıkan bir gelişmenin, basit yargılama usulüne göre hızla sonuçlanarak kesinleşmiş bir kararı etkilemesi mümkündür.

Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiğinde; mahkeme iddianameyi sanık, mağdur ve şikayetçiye tebliğ ederek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmelerini isteyecektir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilecektir.

Mahkemenin basit yargılama usulüne dair kararını verdikten sonra ayrıca, toplanması gereken belgeleri ilgili kurum ve kuruluşlardan talep ederek eksik delilleri toplayacağı düzenlenmiştir.

Esasında duruşma hazırlığı evresinin bir benzeri gibi görünen bu düzenleme duruşma hazırlığı evresinden oldukça farklıdır. Duruşma hazırlığı evresinde CMK md. 177’de belirtildiği üzere savunmanın toplanmasını istediği delilleri bildirmesi ve mahkemenin gerekli işlemleri yapması düzenlenmiştir. Fakat basit yargılama usulü incelendiğinde , mahkemenin delil toplama işlemini sanık ve mağdurun beyanlarını beklemeden yapılacaktır. Ancak bu durum hak arama hürriyetini engelleyen bir durum olarak görülmemelidir. Çünkü aşağıda açıklandığı üzere mahkeme hüküm verinceye kadar basit yargılama usulünü terk ederek, duruşma açabilir ve yargılamayı olağan usule göre devam ettirebilir. Kaldı ki bu yol tercih edilmese bile itiraz üzerine yapılacak yargılama zaten olağan usule göre duruşmalı yapılacaktır.

2)Basit Yargılama Usulünün Yapısı

Düzenlemeye göre basit yargılama usulü, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, sağır ve dilsizlik halleri ile soruşturma veya kovuşturma yapılması izne ya da talebe bağlı olan suçlar hakkında uygulanmayacaktır.

Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması halinde de uygulanmayacaktır. Benzer bir düzenleme uzlaştırma hükümleri içinde de bulunmaktadır. Örneğin kavgada hakaret ettikten sonra karşıdakinin bir de kemiği kırılır ise hakaret suçu da nitelikli yaralama suçu ile birlikte işlendiğinden basit yargılama usulünün kapsamı dışında kalacaktır.

Yalnızca asliye ceza mahkemelerince adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda uygulanabilecek bir usul olan basit yargılama usulünde yargılama dosya üzerinden yapılacak, duruşma açılmayacaktır. Fakat basit yargılama usulüne karar verme konusundaki takdir yetkisi mahkemede olduğu gibi bu usulü devam ettirip ettirmeme konusundaki karar da mahkemenin takdirine bırakılmıştır. Mahkeme, gerekli gördüğü takdirde hüküm verilinceye kadar her aşamada duruşma açarak genel hükümler uyarınca yargılamayı devam ettirebilir.

Mahkeme iddianameden sonra basit yargılama usulünün gerekli olup olmadığına dair bir karar vermekte ve basit yargılama kararı ile taraflara tebligat çıkartarak delillerin toplanması için de ilgili yerlerden gerekli bilgi ve belgeleri istemektedir.

Mahkemenin basit yargılama usulünden vazgeçerek duruşma açmaya karar vermesi, gelen cevabi yazılar ve tarafların beyanlarından sonra olabilir. Esasen tarafların toplanmasını istedikleri delilleri varsa ve özellikle tanık dinletmek istiyorlarsa hak arama hürriyeti ve savunma hakkı gereğince mahkeme yargılamayı duruşma açarak devam ettirmelidir. Aksi bir durumda zaten itiraz üzerine duruşma açılacak ve ileri sürülen deliller toplanacak yahut tanıklar dinlenilecektir. Fakat bu işin itiraz sonrasına bırakılması yargılamanın uzamasına ve basit yargılama usulünün amacına ulaşamamasına sebep olabilir.

Beyan ve savunma için verilen ve tebliğden itibaren işleyecek olan on beş günlük süre dolduktan sonra mahkeme  dosya üzerinden inceleme yapıcak ve iddia makamının görüşü alınmaksızın bir karara varacaktır.

Mahkeme basit yargılama usulünde de olağan usulde olduğu gibi bir hüküm kuracak, şartları oluşmuş ise cezayı seçenek yaptırımlara çevirebilecek veya sanığın yazılı olarak karşı çıkmaması durumunda HAGB kararı verebilecektir. Lakin basit yargılama usulünün özel içeriği gereğince mahkumiyet kararı verilmesi halinde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilecektir. Kanun koyucu bu hususu hakimin takdirine bırakmamış olup zorunludur. 

Buarda dikkat edilmesi gereken önceliklkle gereken arttım ve indirilemler yapılacak sonrasıdna sonuç ceza verilecek örneğin iyi hal indirimi yapıp sonrasında basit yargılama usulü gereği son ceza 1/4 oranında indirim yapılacaktır. 

Belirtmek gerekir ki bu usulde sanık duruşmaya çıkmayacağından, iyi hal indirimine gerekçe olabilecek ‘’failin fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları‘’ meselesi kısmen rafa kalkmaktadır.

Düzenlemede sanığın HAGB’ye yazılı olarak karşı çıkmaması kaydıyla HAGB kararı verilebilir denilmiştir. Sanığın karşı çıkabilmesi için önceden HAGB konusunda bilgilendirilmesi gerekir ki soruşturma aşamasında bu yönde bir bilgilendirme yapılmamışsa sanığa çıkartılacak tebligat içeriğinde HAGB hususunun da yazılı olması gerekmektedir. Bu bakımdan  kanunu bilmeyen bir sanığın 15 gün içinde vereceği savunmasında yazılı olarak HAGB’ye karşı çıkabilmesi pek de mümkün değildir.
Mahkemenin basit yargılama usulüne göre vereceği hükümde itiraz usulü ve itirazın sonuçları da belirtilecektir.

3) Basit Yargılama Usulüne İtiraz

Basit yargılama usulü sonucu verilen hükümlere karşı itiraz edilebilirken , süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşecektir.

Basit yargılama usulünce verilen kararlara itirazı düzenleyen CMK md. 252’nin ilk fıkrasında ‘’ 251 inci madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir … ‘’ denilmekte ve daha sonraki fıkralarında da özel itiraz usulü açıklanmaktadır. HAGB kararı bir hüküm değildir. HAGB’nin şartlarına uyulduğu takdirde verilecek düşme yahut uyulmadığı takdirde açıklanacak olan mahkumiyet kararları birer hükümdürler. Öyleyse CMK md. 231/12 gereği HAGB kararlarına yapılacak itirazların olağan usule göre yapılması ve incelenmesi gerekir.

Düzenlemede ayrıca geçmese de karara savcılık da itiraz edebilir.  İtiraz usulünün CMK’nın 267 ila 271. maddelerinde belirtilen olağan itiraz usulünden farklı olduğu anlaşılmaktadır. Olağan usul ile basit yargılama usulüne itiraz arasındaki en önemli fark itirazın hüküm niteliğindeki bir karara karşı yapılması, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ve itiraz üzerine verilen hükmün kanun yoluna götürülebilmesidir. Öyleyse olağan itiraz usulü, basit yargılama usulüne itirazı düzenleyen 252. maddede öngörülmeyen hususlarda ancak kıyas yoluyla uygulama alanı bulabilir. Buna göre normal itiraz usulünden kıyas ile; kararın tefhimi mümkün olmadığından, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde tarafların itiraz yoluna başvurabileceklerdir.

İtiraz mercii kararı veren mahkemedir. İtiraz üzerine kararı veren asliye ceza mahkemesinin duruşma açarak genel hükümlere göre yargılamaya devam etmesi zorunlu tutulmuş, mahkemeye takdir hakkı tanınmamıştır. İtiraz üzerine mahkeme, taraflara duruşma gününü ve yokluklarında dahi duruşmanın yapılacağı ve hüküm verileceğini belirten davetiye çıkartacaktır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır.

İtirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosyanın 268 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderileceği düzenlenmiştir. Düzenlemeden anlaşıldığı üzere basit yargılama usulünde CMK md. 268 hükmü olduğu gibi uygulanmayacak, itirazı incelemeye yetkili mahkeme itirazın esasını değil yalnızca süre ve kanun yoluna başvuranın bu hakkının bulunup bulunmadığı hususlarını inceleyecektir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yaptıktan sonra kararını gereği için ilgili asliye ceza mahkemesine gönderecektir.

Basit yargılama usulünde verilen karara itiraz edildiğinde önceki hükmün bir önemi kalmamakta, mahkeme itiraz öncesi kararı ile bağlı olmamaktadır. Lakin bu durumun istisnası şudur; itirazın sanık dışındaki kişiler tarafından yapıldığı hallerde 251. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan indirim korunacaktır. Teklifte yer alan madde gerekçesinde ise sanık dışındakilerin itirazı haricinde, itirazdan sonra sanık hakkında verilen mahkumiyet kararında bu indirimin uygulanmayacağı yazılıdır. Bu durum aleyhe bozma yasağının tam tersini öngörmektedir.

Bu norm ‘’yalnız sanık dışındakilerin itiraz ettikleri hallerde indirimin korunacağı‘’ biçiminde yorumlanmalıdır. Çünkü sanık itirazını yaparken esasen mağdurun itiraz edip etmediğini değerlendirmemeli, kendisine verilen cezayı doğru bulmadığı, beraat edeceği veya daha az ceza alacağı inancı içinde olduğu için karara itiraz etmelidir. Anlaşılan odur ki bu düzenleme sanıkların daha az ceza alacakları inancı taşımasalar bile otomatik olarak yargılamayı uzatmak amacıyla mahkumiyete itiraz etmelerinin önüne geçilmesi için yapılmıştır.

Dosya üzerinden verilen karara sanık dışındakilerin itiraz ettiği bir durumda, itiraz sonrası duruşmalı yargılamada da dörtte birlik ceza indirimi korunacaktır. Fakat mahkeme hiç basit yargılama usulüne girmeden doğrudan duruşma açarak karar verdiği zaman basit yargılama usulündeki dörtte birlik indirim uygulanmayacaktır. Bu durumda da aynı suça konu iki farklı davadan, dörtte birlik indirim sebebiyle eşitlik ilkesine aykırı cezalar çıkabilecektir.

İtiraz üzerine verilen hükmün sanık lehine olması halinde, bu hususların itiraz etmemiş olan diğer sanıklara da uygulanma olanağı varsa bu sanıklar da itiraz etmiş gibi verilen kararlardan yararlanırlar.

İtiraz üzerine verilen kararlara karşı genel hükümlere göre istinaf kanun yoluna başvurulabilecektir.

Mahkemenin Basit Yargılama Usulünden Olağan Yargılama Usulüne Geçmesi

Mahkeme, basit yargılama usulünün herhangi bir evresinde, iddianameyle ortaya konulan uyuşmazlığın duruşma açılmaksızın çözülemeyeceği kanaatine varırsa, basit yargılama usulüne son vererek olağan yargılama usulünü uygulayabilir. Örneğin, yapılan yazışmalardan sonra dosyada sübuta etkili ve dinlenmesi gereken tanıkların mevcut olduğunu gören asliye ceza mahkemesi, basit yargılama usulüne son vererek tanıkları dinleyebilmek için duruşma açarak olağan yargılama usulüne geçecektir.

Basit Muhakeme Usulünün Uygulanmayacağı Haller Nelerdir?

Aşağıdaki hallerde basit muhakeme usulü uygulanamaz:

Basit yargılama usulü,

  • yaş küçüklüğü, 
  • akıl hastalığı, 
  • sağır ve dilsizlik hâlleri
  • soruşturma veya kovuşturma yapılması izne ya da talebe bağlı olan suçlar 

hakkında uygulanmaz (CMK m.251/7).

Basit yargılama usulü,

  • bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde 

uygulanmaz (CMK m.251/8).

Basit Yargılama Usulü Hangi Hallerde Uygulanır?


  • Basit yargılama usulü, adli para cezası veya üst sınırı 2 yıl veya daha az hapis cezası gerektiren suçlarda uygulanabilir. Basit yargılama usulünün uygulanabileceği suçlar şunlardır:
  • Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi (TCK m.88/1),
  • Terk suçu (TCK 97),
  • Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi (TCK m.98),
  • Tehdit suçu (TCK m.106/1),
  • Basit cinsel taciz suçu (TCK m.105/1, çocuğa karşı cinsel taciz suçu hariç),
  • Konut dokunulmazlığının ihlali suçu (TCK m.116/1,2,3),
  • İş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçu (TCK m.117/1),
  • Hakaret suçu (TCK m.125),
  • Kişinin hatırasına hakaret suçu (TCK m.130).
  • İbadethane ve mezarlıklara zarar verme suçu (TCK m.153/2),
  • Güveni kötüye kullanma suçu (TCK m.155/1),
  • Bedelsiz senedi kullanma suçu (TCK m.156),
  • Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçu (TCK m.160),
  • Taksirli iflas suçu (TCK m.162),
  • Karşılıksız yararlanma (TCK m.163),
  • Bilgi vermeme (TCK m.166),
  • Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması (TCK m.170/2),
  • Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması (TCK m.171),
  • Akıl hastası üzerindeki bakım ve gözetim yükümlülüğünün ihlali (TCK m.175),
  • İnşaat veya yıkımla ilgili emniyet kurallarına uymama (TCK m.176),
  • Hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması (TCK m.177),
  • İşaret ve engel koymama (TCK m.178),
  • Trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokma

Sonuç ve Değerlendirme

düzenlemenin detaylı bir şekilde incelenecek olursa savunma hakkına ve hak arama hürriyetine bir kısıtlama getirmediği anlaşılmaktadır.Çünkü bu usül bir zorunluluk olarak düzenlenmediği için gerektiğinde hakim duruşma açacak ve karara itiraz edildiğinde zaten her halükarda olağan usullere göre muhakeme duruşmalı yürütülecektir. Nihayetinde karara karşı kanun yoluna başvurma olanağı da olağan usulde olduğu gibi mevcuttur.

Teklifin genel gerekçesinde basit yargılama usulü ile hafifleyen iş yükü dolayısıyla, önemli veya daha ağır suçların kovuşturulması için yargılama makamlarına yeterli zaman ve imkanın sağlanmasının amaçlanmaktadır.

Bu usulün bir handikapı ise uyuşmazlık başı itiraz oranı yüksek olursa, yargılamaların daha da uzama riskidir.. Lakin bu uzama; tebliğ süresi, on beş günlük beyan süresi, karar süresi ve kararın tebliği süresi düşünülürse çok da uzun değildir. Öyleyse, itiraz edilmeden kesinleşecek kararların da olacağı ve hatta bu oranın daha yüksek olabileceği göz önüne alınarak değerlendirildiğinde, düzenlemenin yargılamaları hızlandıracağı açıktır. 

Usulün ilerleyen zamanlarda nasıl sonuç doğuracağını etkileri daha iyi görülecektir.

COMMENTS

İbrahim DURAN
Ad

aile hukuku,20,Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Süreçleri,1,Borçlar Hukuku,2,Ceza Hukuku,15,deneme,2,dilekçeler,1,Eşya Hukuku,2,Hukuk,66,İcra Hukuku,1,İnfaz hukuku,1,iş Hukuku,1,İş Hukuku,5,kayseri boşanma avukatı,1,Kişiler Hukuku,1,Medeni Hukuk,23,Miras Hukuku,1,Sigorta Hukuku,2,Ticaret Hukuku,2,Tüketici Hukuku,1,Usul Hukuku,8,Yargı kararları,1,Yargıtay Kararları,1,
ltr
item
Kayseri Avukat - Kayseri Avukatlık Bürosu - Duran Hukuk Bürosu: Ceza Muhakemelerinde Basit Yargılama Usulü
Ceza Muhakemelerinde Basit Yargılama Usulü
Baisit yargılama usulü,basit yargılamaya tabi suçlar,basit yargılamada görevli mahkeme,basit yargılamaya itiraz,Basit yargılamadan vazgeçme
https://1.bp.blogspot.com/-M1GCREks8O0/XTTl4Ha2L3I/AAAAAAAAB9A/w5r9i4-T7IcLUjAaLRBme4nADP3Ng2fbgCPcBGAYYCw/s640/JudBRoll.webp
https://1.bp.blogspot.com/-M1GCREks8O0/XTTl4Ha2L3I/AAAAAAAAB9A/w5r9i4-T7IcLUjAaLRBme4nADP3Ng2fbgCPcBGAYYCw/s72-c/JudBRoll.webp
Kayseri Avukat - Kayseri Avukatlık Bürosu - Duran Hukuk Bürosu
https://www.duranhukuk.com/2020/01/ceza-muhakemelerinde-basit-yarglama.html
https://www.duranhukuk.com/
https://www.duranhukuk.com/
https://www.duranhukuk.com/2020/01/ceza-muhakemelerinde-basit-yarglama.html
true
4647125434886118247
UTF-8
Tüm gönderiler Yüklendi Herhangi bir Gönderi Yok Tümünü Gör Devamını Oku Cevap Ver Cevabı İptal Et Sil Tarafından Ana Sayfa Sayfalar Makaleler Tümünü Gör Sizin İçin Tavsiye Edilenler Kategori Arşiv Arama Tüm Makaleleler Sayfa Bulunamadı Ana Sayfaya Dön Pazar Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma Cumartesi Sun Mon Tue Wed Thu Fri Sat Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık Ock Şub Mart Nis May Haz Tem Ağu Eyl Eki Kas Ara Hemen Şimdi 1 dakika önce $$1$$ dakika önce 1 saat önce $$1$$ saat önce Dün $$1$$ gün önce $$1$$ hafta önce 5 haftadan daha fazla Takipçiler Takip et THIS PREMIUM CONTENT IS LOCKED STEP 1: Share to a social network STEP 2: Click the link on your social network Copy All Code Select All Code All codes were copied to your clipboard Can not copy the codes / texts, please press [CTRL]+[C] (or CMD+C with Mac) to copy
/*! hız için eklenti */