loading

İmam nikahlı ya da evli gibi yaşadığım kişiden tazminat alabilir miyim

İmam nikahlı ya da evli gibi yaşadığım kişiden tazminat alabilir miyim ?

İmam nikahlı yahut uzun süre evli birlikte yaşadığınız kişiden  uygun bir manevi bir tazminat alabilirsiniz.

Normal şartlar altında  kişiden tazminat alınması tmk da boşanma kısmında düzenlenmiş olup  evli olmadan bir kişiden aile yükümlülükleri ihlali ile bir tazminat alınma mümkün değildir.

Evlilik Dışı Tazminat Alma Durumu Nişanlılık

Kanunda evlilik dışı tazminat alınması durumu sadece nişanlılık ilişkisinde mümkündür.

imam nikahlı ve evli gibi yaşama tazminat

imam nikahlı ve evli gibi yaşama tazminat

Tmk da nişana ilişkin manevi tazminat hükmü şu şekildedir.

Madde 121- Nişanın bozulması yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.” hükmü incelendiğinde evlenme gerçekleşmeden tarafları birbirlerine  manevi tazminat verebileceklerini söylemektedir.Fakat bu durum  nişanlılık süreci için geçerlidir. 

Yargı  Nişanlılığı  ile Evli Gibi Yaşamayı  Aynı şartlarda Değerlendirmektedir.

yargı evli gibi uzun süreli yaşamalarda  durumlarında  nişana ilişkin hükümlere  yollama yaparak uygulamaktadır.Yani burada uzun süre birlikte yaşanması durumunda  bunu bir nişanlılık ilişkisi gibi değerlendirip nişana ilişkin tmk 121  yollama yaparak burada bu ilişkinin bitmesine  taraflardan birinin kusurlu  hareketi sebebiyet vermiş ise diğer tarafa uygun bir tazminat ödemesi gerekmesi şeklinde yorumlamaktadır.

Uzun Süre Beraber Evlilik Dışı yaşanmasını Kadın İçin Kişilik Haklarına Saldırı Olarak Nitelendirmiştir.

Kadın için uzun süre birlikte evlenmeden yaşanılması durumu evlilik vaadi olarak değerlendirilmiştir.Ve burada evlilik gerçekleştirilmemesi durumu yahut ayrılınması durumunda kusurlu olan tarafın uygun bir manevi tazminat ödenmesi gerektiğini ifade edilmiştir.

Manevi Tazminat alabileceğiniz Durumlar

  • Uzun süre Evli Gibi  beraber yaşanması Durumu
  • İmam Nikahlı Yaşanması Durumu
  • Resmi Nikahsız Çocuk yapılması
  • Ailerlerin Bildiği Evli Gibi Yaşanması Durumu

Tazminatın Gerekçesi

Buna İlişkin Mahkeme Kararı

Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu‘nun 13.04.2011 Tarih, 2011/173-Esas, 2011/242-Karar sayılı kararında “….Somut uyuşmazlıkta, davacı, müteveffanın boşandığı eşi olduğunu ancak fiili olarak birlikte yaşamaya devam ettiklerini, bu nedenle müteveffanın desteğinden yoksun kaldığını ileri sürmektedir. Dosya kapsamından da, davacının müteveffa ile boşandığı ve yabancı uyrukla bir kadınla evli olduğu ve halen bu evliliğin devam ettiği anlaşılmaktadır. Ne var ki, destekten yoksun kalma tazminatı istemi için resmi bir evlilik bağı ile bağlı olunması gerekmediği gibi, mirasçı olunmasına da gerek yoktur. Önemli olan, düzenli ve eylemli bir birliktelik ve destek ihtiyacının kanıtlanmasıdır. Hukuk Genel Kurulu’nun 21.04.1982 gün, 979/4-1528 E., 412 K. sayılı kararında ‘BK.nun 45. maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır, sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür….’denmiştir.” Şeklinde destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için resmi bir evlilik bağı olmasının gerekmediği ifade edilmiştir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 14.04.2016 tarih ve 2015/6000 E. ve 2016/5100 K. sayılı ilamına göre; “Davacı, davalı ile 8.6.2009 tarihinde imam nikahı ile beraber yaşamaya başladıklarını, 23.6.2010 tarihinde bir çocuklarının dünyaya geldiğini, çocuğun davalı tarafından tanındığını, davalı ile uyumlu bir birliktelik yaşamadıklarını, Iğdır’daki düzenini bozup davalı ile evlenmek için İstanbul’a geldiğini, davalının resmi nikah yapma vaadiyle kandırdığını ve oyaladığını, her türlü baskı ve şiddet uyguladığını, evden kovduğunu, çocuğunu da alarak ablasının yanına gitmek zorunda kaldığını, kişilik haklarının saldırıya uğradığını belirterek, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir.

 

 

 

 

No comment

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

S.S.SHemen Ara!WhatsApp